Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Aston Grubu Araştırması

Durumsallık Yaklaşımı çerçevesinde yapılan Aston Grubu Araştırması’nda, örgüt yapısına göre değişen çevresel koşullar ile ilişkiyi belirlemek için örgütün geçmişi, mülkiyeti ve kontrolü, büyüklüğü, teknolojisi, yeri ve bağımlılığı gibi çevresel değişkenlerin etkilerinin ele alındığı görülür. Bilimsel yöntemler kullanılarak örgütsel büyüklük üzerine yapılan çok aşamalı araştırmalar arasında yer alır. Aston Grubu Araştırması’nda teknoloji, "iş akış entegrasyonu" olarak tanımlanır. Örgütün büyüklüğü arttıkça biçimlendirilmiş ilişkilere dayanan formel örgüt yapısının belirleyicisi olan ve üretim ve iş akışında önem arz eden teknolojinin örgüt yapısı üzerindeki etkisinin azaldığı vurgulanır.

Günün Kavramı

Alan Teorisi

Alan Teorisi ile Lewin, K.; insan davranışının birey ve çevrenin bir işlevi olduğunu, birey üzerinde çevrenin etkisinin gözardı edilmemesini, bireyin çevresini algılayıp yorumladığı bir yaşam alanının var olduğunu ve son olarak güdülenmenin gerginliğe neden olabilecek biyolojik, fizyolojik ve psikolojik gereksinimlerden doğabileceğini belirtir. Davranışın amacının söz konusu gerginliği ortadan kaldırmak olduğunu ifade eden Lewin, K.’e göre, davranışların algılanmasında bireylerin yaşam alanlarında bulunan gereksinimlerin, tutumların, değerlerin ve olayların algılanması etkilidir.
Kurama göre “alan”, öyle bir bütündür ki tüm parçaları birbiriyle ilişki içinde ve biri diğerinden etkilenir.  Parçaların birlikte oluşturdukları hareket, “alanı” belirler. Alanda (bütünde) yer alan herhangi bir şeyden de tüm parçalar etkilenir. Bu kuramda bir parça, diğerinden ayrı olarak ele alınır. İnsanı anlamaya çalışırken de onu yalnızca bir parçası ile değil tümü ile anlamaya çalışmak gerekir. Yaşam alanı ile davranışı etkileyen güçler (gerilimler, değerler, enerji vb.) karşılıklı bağımlılık içinde bulunurlar. Birey veya grup birbiriyle karşılıklı etkileşen bu öğelerin dinamik bir bütünüdür. Teoride spekülasyon, yorum ve sınıflandırma yapılmaz. Teoride gözlem yapmaya, tanımlamaya ve inceleme konusu olan şeyin ne olduğunun ayrıntılı olarak tanımlanmasına önem verilir.

Bunu Biliyor muydunuz?

Frankfurt Okulu

"Eleştirel Okul" olarak bilinen Frankfurt Okulu’nun, 1923 yılında Frankfurt Üniversitesi bünyesinde “Sosyal Araştırma Enstitüsü” adıyla Weil, F. tarafından kurulduğu bilinir. Eleştirel Teori ilkelerinden oluşan Frankfurt Okulu’nun önde gelen düşünürleri arasında; Adorno, T. W., Fromm, E., Benjamin, W., Löwenthal, L., Grossmann, H., Wittfoger, K., Pollock, F., Horkheimer, M., Marcuse, H. ve Habermas, J. gibi önemli sosyologların yer aldığı görülür. Sözü edilen düşünürlerin, sürekli büyüyen yönetim ve denetim ağı içinde insan etkinliğinin yok olabileceğine vurgu yaptıkları anlaşılır.
Frankfurt Okulu teorisyenlerinin, Eleştirel Teori’yi modernizmin düzen ve rasyonellik olarak ortaya koyduğu baskılayıcı hükme karşı bir yanıt ve sorgulayıcı müdahale olarak önerdikleri görülür. Buna ek ölerek, özgürleştirmeci düşünce ile toplumların ve örgütlerin mevcut düzeninden kurtulma gereğine odaklanıldığı anlaşılır. Frankfurt Okulu’nun, toplumu anlamak için toplumsal ilişkilerin incelenmesi gerektiğini savunarak, sosyoloji ve toplumsal psikolojiyi, toplumsal felsefe ile aydınlatılan ampirik araştırmalara başvurarak sürdürmenin gerekli olduğunu vurguladığı belirtilir. Başka bir ifadeyle, Frankfurt Okulu’nun modern sosyal koşullara eleştiri getirerek, disiplinli analizler gerçekleştirdiği ve bilgiyi ideolojik baskıdan kurtarma ve özgürleştirme amacında olduğu kabul edilir. Çalışan ve sessizleştirilen kesimin deneyimlerinden yola çıkarak sosyal patolojilerden sorumlu ideolojileri keşfetmeyi amaçlayan bir yaklaşım olarak ortaya çıkan Frankfurt Okulu’nun ikinci kuşak temsilcilerinden Habermas, J., Schmidt, A. ve Offe, C. tarafından, günlük hayattaki bireyler arası etkileşimde gerçekleşen söylemsel iletişime ve dilin kullanımına odaklanılmasının önerildiği görülür. Okul’un bilinen kategoriler altında sınıflandırılamayan bir dil ve düşünme tarzı olarak tanımlandığı ifade edilir. Buna ek olarak Okul’un üçüncü kuşak temsilcilerinden Honnetth, A.’nın, sosyal değişim için gerekli olan eylem stratejisine odaklanılmasının önemine vurgu yaptığı belirtilir.

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner