Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Eleştirel Teori

Eleştirel örgüt teorisi, örgüt teorisinin ekonomik ve politik yapı ve uygulamalar aracılığıyla bazı gruplar üzerinde hakimiyet kurulmasına ve bu grupların kapitalist çıkarlar doğrultusunda sömürülmesine yol açtığını iddia eder. Hareket noktasını Marx, K.’tan alan teorinin amacı, yabancılaşan emeğin özgürleşmesi ve toplumsal dönüşümün yaşanması başka bir ifadeyle toplumu ve sosyal gerçekliği güçlü kesimlerin ideolojik yönetim baskısından kurtararak özgürleştirmektir. Yaklaşım, toplum ve örgütler üzerinde baskıcı düzene, içsel tutarsızlıklar içerdiği ve özgürleştirmeci politikalara fırsat vermediği için karşı çıkar. Marx, K., tüm sosyal dünyadaki nesnelleştirmeleri insan ürünü olarak ele alarak, bireyin bilinci sayesinde toplumun özgürleştiğini savunur. Başka bir ifadeyle yaklaşım, sosyal değişimler aracılığıyla bireyin de özgürleştirilebileceğini belirtir. 

Ekonomi yerine kültüre odaklanmayı anlatan teorinin önde gelen düşünürleri arasında Adorno, T. W., Fromm, E., Horkheimer, M., Marcuse, H. ve  Habermas, J. yer alır. Yaklaşımın, çağdaş topluma karşı direnişi, onu şekillendiren kapitalizme yönelik bir meydan okumayı içermesinin yanında, pozitivist ve teknokratik zihniyete karşı olarak geliştiği de söylenir.  Özgürleştirici akılcılık ve baskıdan uzak, eşitlik ve adaletin ön planda olduğu durumu ifade etmek için kullanılan yaklaşımın amacı, baskının olmadığı, herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu toplumlar ve örgütler yaratmaktır.
 

Günün Kavramı

Aktör/Ağ Teorisi

Teoride örgütler sürekli değişim halindeki canlı ve cansız bileşenlerden oluşan ağlar olarak görülür. Örgütler ve örgütleri oluşturan ağlar nesnellikle ve ağı oluşturan varlıklar da aralarındaki ilişki ile anlaşılır. Teori, aktörlerin birbirleriyle karşılıklı hareketlerinin koordinasyonuna odaklanır. Bilginin nasıl olduğu ile ilgilenen teori, sosyal ilişkileri ortaya çıkarması ve açıklaması ile dönüşümseldir.
Aktör/Ağ teorisine göre toplum ve teknoloji aynı hareketin parçası olarak görülür. Bu bağlamda teorinin, inovasyonun özellikle bilgi ve teknoloji alanında toplum içinde nasıl oluştuğunu ve kurgulandığını irdeleyen bir yaklaşım olduğu anlaşılır. Teorinin temel varsayımı, inovasyonun başarısının, diğer aktörlerin onu yeni bir girişime nasıl dönüştürdüklerine bağlı olduğudur. 

Bunu Biliyor muydunuz?

Argyris, C.

Örgütler belirli hedeflere ulaşmak için geliştirilen işbirlikçi faaliyetler ile bireyler gibi olgunlaşma evreleri olan ve bireysel kısıtların üstesinden sözü edilen olgunlaşma evreleri ile gelebilen sistemlerdir. Örgütlerin devamlılıkları bireylerin örgütsel işbirlikçi faaliyetlere sağladıkları bireysel katkılar ile sağlanır. Argyris, C.’ye göre örgütün temel biçimsel özellikleri bireylerin olgunlaşmasında engel teşkil ederken kendilerini geliştirememelerine de neden olur. Argyris, C. işbölümü, önderlik, emir-komuta zinciri ve denetim alanı gibi temel örgüt ilkelerinin, olgun bireylerin nitelikleri ile örtüşmediğini belirtirken, örgüt yapılarının doğaları gereği bireylerin; özgün yanlarını baskılayarak, sosyal yönlerini kısıtlayarak ve yeteneklerini denetim altında tutarak yabancılaştıklarını savunur. Temel örgüt ilkelerinin olgun insanların niteliklerine zıt olmasının; çalışan tepkisi ile mücadele etme, işi terk etme, yalandan çalışma, vurdumduymazlık vb. sonuçlar doğurduğuna dikkat çekilir.
Argyris, C. deneylerinde, örgüt içinde bireylere yükselme ve serbest yetki kullanma olanağının verilmesi ile güdülemenin örgütsel amaçlara ulaşmada önemli rolü olduğunu ispat etmeye çalışır. Örgüt içinde sorumluluk alanları artan bireylerin olgunlaşarak, kendileri ve örgütlerine daha faydalı oldukları ifade edilir. Argyris, C. geliştirdiği Olgunlaşma Kuramı’nda, bireylerin örgütlere değil, örgütlerin bireylere hizmet etmelerini sağlama yolunda bir bilinç oluşturmanın daha önemli olduğuna vurgu yapar.

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner