Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Etik

Etik, bireylerin değerleri ile doğrudan ilişkili olan, değer yaratan ve değerin taşıyıcısı olarak kabul edilen önemli bir disiplin olarak tanımlanır. Etik; ahlaki görüş ve öğretileri irdeleyip sınıflandıran, mevcut benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koyarak değerlendiren felsefe disiplini olarak kabul edilirken, ahlak; birey, grup ve toplum düzeyinde yaşananlar şeklinde ifade edilir. Bireylerin kabul ettiği norm ve kurallar bütünü olan ahlak, olgusal ve tarihsel olarak yaşanan bir pratik şeklinde ve yerel vurgusu ile anlatılırken, etik; sözü edilen eylemin teorisi şeklinde ve evrensel olarak açıklanır.
Etik kavramının kişi, grup, kültür, örgüt veya dış çevre kaynaklı birçok faktörden etkilendiği kabul edilir. Örgüt etiğinin, karmaşık manevi ve ahlaki sorunları çözmede uygulandığı görülür. İş ilişkilerinde doğru ile yanlış veya iyi ile kötü durumların netleştirilmesini sağladığı vurgulanır. Davranışın etik olduğunun değerlendirilmesindeki standartları belirlediği ifade edilir. Etik karar verme ilkelerinin; hak, adalet, evrensellik, görev, faydacı yaklaşım ve görecelik çerçevesinde ele alındığı belirtilir.

Günün Kavramı

ERG Teorisi

Alderfer, C. tarafından geliştirilen teori kapsamında örgüt içinde “var olma” (existence), “ilişki kurma” (relatedness) ve “gelişme” (growth) ihtiyaçlarının yer aldığı görülür. Var olma ihtiyacı ile işgörenlere örgüt tarafından sağlanan maddi imkan ve fiziksel çalışma koşulları, ilişki kurma ihtiyacı ile işgörenlerin örgüt içinde kurdukları sosyal ilişkiler, gelişme ihtiyacı ile işgörenlerin bireysel yaratıcılıklarını içeren eylemlerde bulunarak kendileri veya çevreleri için yeteneklerini kullanmaları ve yeni yetenekler geliştirmeleri ihtiyaçları anlatılır. 
İhtiyaçlar arasında kesin bir sıra olmadığı ifade edilen teoride, işgörenin gereksinimlerine göre herhangi bir ihtiyacına eğilmesinin mümkün olduğu anlatılır. Alt düzeydeki ihtiyaçlar tatmin edildiğinde üst düzey ihtiyaçlara yönelim sağlanırken, üst düzey ihtiyaçlarda tatmine ulaşılamadığı noktada alt düzeyde olanların motivasyon kaynağı oldukları vurgulanır. Buna örnek olarak, var olma ve ilişki kurma ihtiyacı karşılanmayan işgörenin gelişme ihtiyacı ile motive olacağı belirtilir. Başka bir anlatımla, tatmin seviyeleri az olan ihtiyaçların motivasyon oranlarında artış görüldüğü ifade edilir. 
Birden fazla gereksinimin aynı anda çıkabileceğini belirtilen Alderfer C.’ye göre ihtiyaçların işgörenler üzerinde birlikte motivasyon sağlayabildikleri vurgulanır. Bireysel farklılıklar konusuyla uyum içinde olan kuramda, eğitim, aile geçmişi ve kültürel çevre gibi faktörlerin işgörenlerin ihtiyaçlarını etkiledikleri belirtilir. 

Bunu Biliyor muydunuz?

Amaç Belirleme Teorisi

Özel ve zor hedeflerin geribildirim ile daha yüksek performansa yol açtığını öne süren teoridir. Locke, E. tarafından geliştirilen motivasyon teorisinde, davranışın temel nedeninin, bireyin bilinçli amaçlarında ve niyetlerinde olduğu öne sürülür. Teori, bireylerin kendileri için belirledikleri amaçların ulaşılabilirliği ile ilgilidir. Modelin ağırlık noktası,  özendiriciler-amaç-iş başarımı ilişkisidir. Modelin önermeleri arasında; bireyin kendisi için koyduğu amaçların büyük ölçüde kendi davranışını yönlendirmesi, dışarıdan verilen özendiricilerin, bireyin amaç ve niyetlerini etkileyerek iş başarımı üzerinde etkili olması ve bireyin kendi çalışmalarına katılma olanağı ile çalışma veriminin artacağına inanılması sayılır. İş başarımını etkileyen en önemli etmenler amaçlar ve niyetler olarak kabul edilir. Amacı belirlemede; amacın belirgin olması, amacın iddialı olması (amacın güçlüğü), amacın kişi tarafından benimsenmesi (amaca bağlanma) ve amaca ne kadar ulaşıldığının bildirilmesi (geribildirim) önem arz eder. Amaç belirlemeye katılan bireyin daha fazla çalışacağına inanılır. 

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner