Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Çatışma Yönetimi

Çatışma yönetimi, farklılıkların ele alınmalarında yaşanan sorun olarak ortaya çıkan çatışmanın sebep olduğu taraflar arası uyuşmazlık ve anlaşmazlıkların çözümlenmesi amacıyla eylemde bulunulması olarak ifade edilir. Tarafların veya taraflar dışındaki üçüncü bir tarafın karşılıklı etkileşimleri ile çatışmanın çözüme ulaştırılması girişimi olan çatışma yönetimi, çatışmaların yönlendirilmesi olarak kabul edilir. Buna ek olarak çatışma yönetiminin, çatışmaların işlevsel olmayan sonuçlarının en aza indirilmesi ve işlevsel olanların arttırılması için etkili stratejilerin planlanmasını kapsadığı vurgulanır.

Günün Kavramı

Aston Grubu Araştırması

Durumsallık Yaklaşımı çerçevesinde yapılan Aston Grubu Araştırması’nda, örgüt yapısına göre değişen çevresel koşullar ile ilişkiyi belirlemek için örgütün geçmişi, mülkiyeti ve kontrolü, büyüklüğü, teknolojisi, yeri ve bağımlılığı gibi çevresel değişkenlerin etkilerinin ele alındığı görülür. Bilimsel yöntemler kullanılarak örgütsel büyüklük üzerine yapılan çok aşamalı araştırmalar arasında yer alır. Aston Grubu Araştırması’nda teknoloji, "iş akış entegrasyonu" olarak tanımlanır. Örgütün büyüklüğü arttıkça biçimlendirilmiş ilişkilere dayanan formel örgüt yapısının belirleyicisi olan ve üretim ve iş akışında önem arz eden teknolojinin örgüt yapısı üzerindeki etkisinin azaldığı vurgulanır.

Bunu Biliyor muydunuz?

Frankfurt Okulu

"Eleştirel Okul" olarak bilinen Frankfurt Okulu’nun, 1923 yılında Frankfurt Üniversitesi bünyesinde “Sosyal Araştırma Enstitüsü” adıyla Weil, F. tarafından kurulduğu bilinir. Eleştirel Teori ilkelerinden oluşan Frankfurt Okulu’nun önde gelen düşünürleri arasında; Adorno, T. W., Fromm, E., Benjamin, W., Löwenthal, L., Grossmann, H., Wittfoger, K., Pollock, F., Horkheimer, M., Marcuse, H. ve Habermas, J. gibi önemli sosyologların yer aldığı görülür. Sözü edilen düşünürlerin, sürekli büyüyen yönetim ve denetim ağı içinde insan etkinliğinin yok olabileceğine vurgu yaptıkları anlaşılır.
Frankfurt Okulu teorisyenlerinin, Eleştirel Teori’yi modernizmin düzen ve rasyonellik olarak ortaya koyduğu baskılayıcı hükme karşı bir yanıt ve sorgulayıcı müdahale olarak önerdikleri görülür. Buna ek ölerek, özgürleştirmeci düşünce ile toplumların ve örgütlerin mevcut düzeninden kurtulma gereğine odaklanıldığı anlaşılır. Frankfurt Okulu’nun, toplumu anlamak için toplumsal ilişkilerin incelenmesi gerektiğini savunarak, sosyoloji ve toplumsal psikolojiyi, toplumsal felsefe ile aydınlatılan ampirik araştırmalara başvurarak sürdürmenin gerekli olduğunu vurguladığı belirtilir. Başka bir ifadeyle, Frankfurt Okulu’nun modern sosyal koşullara eleştiri getirerek, disiplinli analizler gerçekleştirdiği ve bilgiyi ideolojik baskıdan kurtarma ve özgürleştirme amacında olduğu kabul edilir. Çalışan ve sessizleştirilen kesimin deneyimlerinden yola çıkarak sosyal patolojilerden sorumlu ideolojileri keşfetmeyi amaçlayan bir yaklaşım olarak ortaya çıkan Frankfurt Okulu’nun ikinci kuşak temsilcilerinden Habermas, J., Schmidt, A. ve Offe, C. tarafından, günlük hayattaki bireyler arası etkileşimde gerçekleşen söylemsel iletişime ve dilin kullanımına odaklanılmasının önerildiği görülür. Okul’un bilinen kategoriler altında sınıflandırılamayan bir dil ve düşünme tarzı olarak tanımlandığı ifade edilir. Buna ek olarak Okul’un üçüncü kuşak temsilcilerinden Honnetth, A.’nın, sosyal değişim için gerekli olan eylem stratejisine odaklanılmasının önemine vurgu yaptığı belirtilir.

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner