Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Grup

Grup, belirli bir amaç için bir lider etrafında, normlar ve roller dahilinde, iletişimin karşılıklı olduğu, iki veya daha fazla birey tarafından kurulan uzun süreli oluşumlar olarak tanımlanır. Başka bir ifadeyle grup, ortak amaç için karşılıklı bağımlılık ilişkilerinin kurulduğu bireyler topluluğu olarak nitelendirilir.
Gruplar, kendilerini aynı bütünün üyeleri olarak algılayan, birlik ruhu ile sahip oldukları üyeliğin özellikleri ve değerlerini içeren sosyal anlaşmayı paylaşan, karşılıklı bağımlılık ile etkileşim içinde bulunan, küçük veya büyük (aile, komite, kurul vb.) birey topluluklarıdır.
Bireylerin gruplaşmaya; belirsizliği azaltmak, kimlik bunalımına çözüm üretmek, sosyal kimlik oluşturmak, riski paylaşarak hata yapma olasılığını azaltmak, iş tatminini yaşamak ve aidiyet duygusuna sahip olmanın yanında kabul görmek için ihtiyaç duydukları kabul edilir. 
Biçimsel (resmi), biçimsel olmayan (resmi olmayan, gayri resmi), birincil, ikincil ve referans şeklinde sınıflandırılan grupların, Tuckman, B.’nin Beş Aşamalı Grup Oluşturma Modeli’ne göre; oluşum (forming), fırtına (storming), düzene girme/kurallar (norming), iş başarımı/performans (performing) ve dağılma (adjourning) evreleri olduğu görülür. Modele göre bir aşamadan diğerine geçemeyen grup dağılma ile karşı karşıya kalır. 
Grupların, bireyleri bütünleştiren, bireylerin kendi davranışlarını düzenleyen ve bireyler arası var olan ilişkileri yapılandırmayı sağlayan oluşumlar olmaları, bir aradaki bireylerin davranış, iş bölümü ve roller ortaya çıkarmalarına sebep olur. Bu bağlamda, grupların, örgüt davranışının tanımlanmasında önemli rol üstlendikleri anlaşılır. 

Günün Kavramı

Cam Tavan Sendromu

Cam tavan sendromu, kadınlar ve azınlıkların örgüt içinde zirveye doğru ilerlemelerinin önünde durarak yükselmelerini önleyen, örgütün temel norm ve politikaları ile ilişkili engelleri ifade etmek için kullanılır. Cam tavan nedeniyle sözü edilen bireylerin, örgüt içindeki kariyer hedeflerine yönelik basamakları tırmanmalarının karşısında, görünmez ve yıkılması güç olan sınırların varlığı, potansiyellerini tam olarak sergilemelerine engel teşkil eder. 
Cam tavan sendromuna neden olan bireysel faktörler arasında; çoklu rol üstlenme, bireysel tercih ve algılar yer alırken, örgütsel faktörlerin; örgüt kültürü, örgüt politikaları, mentor eksikliği, informel iletişim ağlarına katılamama şeklinde sıralandığı görülür. Sözü edilen sendroma neden olan toplumsal faktörler ise; mesleki ayrımcılık, stereotipler ve önyargılar olarak ifade edilir. 
Cam tavanı kırma stratejileri arasında; kadınlar için kapsayıcı İK politikaları ve adil yetenek yönetimi tekniklerinin belirlenmesi, kadınların örgütlerde kalmalarının ve ilerlemelerinin önünü açan programların ve çalışma koşullarının geliştirilmesi, erişilebilir eğitim ve gelişim fırsatlarının kadınlar için sağlanması vb. sayılabilir. Sözü edilen stratejilerin izlenmesi ile kadınların örgütsel gelişime ve örgüt kültürüne katkılarının artacağı ve güçlenen örgütsel birliktelik ile örgüte ait performans kriterlerinde iyileşmeler yaşanacağı vurgulanır. 

Bunu Biliyor muydunuz?

Barnard, I. C.

Barnard, I. C.’nin, örgütlerin belli hedeflere ulaşmak için geliştirdikleri işbirlikçi faaliyetlere vurgu yaparak, açık sistem örgüt modelini ortaya koyduğu görülür. Açık sistem ile örgütlerin verimlilik odaklı örgüt faaliyetlerinin koordinasyonu için araçlara gereksinim olduğunu belirtir. Rasyonel olmayan sosyal ilişkilere dayanan informel örgütlerin insan topluluğunun en doğal ve akılcı tasarlanmış birimler olduğunu ifade eder.
Barnard, I. C. iletişimin, işgörenlerin iş yapma arzuları ile örgütün genel amaçları arasındaki boşluğu doldurmak için gerekli olduğunu savunur. Barnard, I. C. biçimsel örgütün, daha büyük bir sistemin alt sistemini oluşturduğunu ve bir takım alt sistemlerden meydana geldiğini belirterek alt sistemleri; sosyal, biyolojik, bireysel ve fiziksel olmak üzere dörde ayırır. 
Barnard, I. C. “biçimsel yetki kuramı” ile çelişen “yetkinin kabul kuramını” ortaya koyar. “Biçimsel yetki kuramına” yetkinin, örgütün üst basamaklarında yer aldığı ve yukarıdan aşağıya doğru belli sınırlar içinde azaldığı vurgulanırken, örgütü davranışsal açıdan ele alan Barnard, I. C. tarafından geliştirilen “yetkinin kabul kuramına” göre yetkinin, astların kabulüne dayandığı belirtilir. Örgütlerin varlığının etkili iletişime bağlı olduğunu belirten Barnard, I. C., ileri sürdüğü “yetkinin kabul kuramını” biçimsel örgüt altında kavramlaştırdığı anlaşılır. Bu yaklaşımda yöneticinin yetkisinin astların, yöneticinin karar alma ve uygulamadaki gücünü kabul etmeleriyle gerçekleştiği kabul edilir. 
Barnard, I. C. yönetim fonksiyonlarını; haberleşme sisteminin kurulması ve devamının sağlanması, personelin tedarik ve verimliliğinin arttırılması konusunda tedbirler alınması, amaçların ve hedeflerin belirlenmesi şeklinde ayrıştırır. Haberleşmede yine bir otoriter yapı olduğunu belirterek farklılığın alttan üste doğru bir otoritenin kurulmasından kaynaklandığını söyler.

 

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner