Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Cam Tavan Sendromu

Cam tavan sendromu, kadınlar ve azınlıkların örgüt içinde zirveye doğru ilerlemelerinin önünde durarak yükselmelerini önleyen, örgütün temel norm ve politikaları ile ilişkili engelleri ifade etmek için kullanılır. Cam tavan nedeniyle sözü edilen bireylerin, örgüt içindeki kariyer hedeflerine yönelik basamakları tırmanmalarının karşısında, görünmez ve yıkılması güç olan sınırların varlığı, potansiyellerini tam olarak sergilemelerine engel teşkil eder. 
Cam tavan sendromuna neden olan bireysel faktörler arasında; çoklu rol üstlenme, bireysel tercih ve algılar yer alırken, örgütsel faktörlerin; örgüt kültürü, örgüt politikaları, mentor eksikliği, informel iletişim ağlarına katılamama şeklinde sıralandığı görülür. Sözü edilen sendroma neden olan toplumsal faktörler ise; mesleki ayrımcılık, stereotipler ve önyargılar olarak ifade edilir. 
Cam tavanı kırma stratejileri arasında; kadınlar için kapsayıcı İK politikaları ve adil yetenek yönetimi tekniklerinin belirlenmesi, kadınların örgütlerde kalmalarının ve ilerlemelerinin önünü açan programların ve çalışma koşullarının geliştirilmesi, erişilebilir eğitim ve gelişim fırsatlarının kadınlar için sağlanması vb. sayılabilir. Sözü edilen stratejilerin izlenmesi ile kadınların örgütsel gelişime ve örgüt kültürüne katkılarının artacağı ve güçlenen örgütsel birliktelik ile örgüte ait performans kriterlerinde iyileşmeler yaşanacağı vurgulanır. 

Günün Kavramı

Bilgi Toplumu

2. Dünya Savaşı’nı takip eden süreçte kaydedilen gelişmeler ile temelleri atılan endüstri toplumu kavramı yerine kullanılan bilgi toplumu kavramı, yeni toplumsal yapılanmayı ifade eder. Bilgi ve enformasyon üretim ve tüketimi bağlamında kullanılan kavram, enformasyon toplumu olarak da kabul edilir. Gücünü bilgi ve teknolojiden alan bilgi toplumu, sürekli öğrenme ve küreselleşme eğiliminde olarak; mal üretiminden yoğun hizmet üretimine geçilmesi ile yaşanan “ekonomik yapıdaki dönüşüm”, bilginin gücüne sahip “yeni sınıfların yükselmesi”, stratejik kaynak haline gelen “bilginin artan rolü” ve yönetimlerde kritik role sahip olan “bilişim teknolojileri” gibi özelliklere sahiptir. Bir üretim faktörü niteliği kazanan bilginin, sürekli değişimin yaşandığı bilgi toplumunun temeli olduğu görülür.

Bunu Biliyor muydunuz?

Follet, M. P.

Follet, M. P.’nin, işgörenlerin yönetime katılmaları, çalışma barışı, örgütsel demokrasi, güç vb. konular üzerinde durarak Neo-Klasik Yaklaşım’a ait görüşleri savunduğu görülür. İşi, en iyi yapanların bileceklerini vurgulayan Follet, M. P., iş analizleri sürecine işgörenlerin dahil edilmelerinin önemine dikkat çeker. Buna ek olarak Follet, M. P., işgörenlerin iş hakkında sahip oldukları kritik önemdeki bilgi ve beceriler sebebiyle işle ilgili yetkinin işgörenlerde olmasını, yöneticilerin işgörenlere koçluk yapmasını önerir. Follet, M. P., etkili karar verme süreci açısından yöneticilerin işgörenlere katılım imkânı vermeleri, inisiyatif tanımaları ile işgörenlerin çalıştıkları örgüte katkılarının artacağını savunur.
Grup kavramına önem vererek, bireylerin kendi benliklerini grup içinde kazandıklarına dikkat çekerek, grupların kendi üzerlerinde denetim yapma kapasiteleri olduğunu belirten Follett, M. P. ortak sorumluluğun, gruplara sorumluluk verilmekle sağlanacağına dikkat çeker.  Yönetimi toplumsal bir süreç olarak tanımlayan Follett, M. P., güç ile yetki arasındaki ayrımı ortaya koyarak, gücün bireyin kendisinden kaynaklandığını, yetkinin ise işgal ettiği mevkiden geldiğini belirtir. Follet, M. P.’ye göre iyi insan ilişkilerinin, emir altında çalışma yerine birlikte çalışma izleniminin yaratılması ile oluşarak, tarafların birbirlerini daha iyi anlamları ile olası çatışmaların yapıcı sonuçlar ortaya çıkaracağını vurgular. Follet, M. P.’nin yetki ve güç konularının yanında, liderlik, çatışma ve koordinasyon kavramlarına katkı sağladığı görülür. 

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Popüler Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner