Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Belirsizlik

Modernitenin bir ürünü olan belirsizlik (müphemlik), örgütün karar vericilerinin çevresel faktörler hakkında yeterli bilgiye sahip olmamaları veya örgütsel soruna yönelik geliştirilen yanıtla ilişkili belirli bir öznel bilgiden yoksun kalmaları durumu şeklinde ortaya çıkar. Örgütsel sorunun çözümü için gerekli olan bilgi ile sahip olunan bilgi arasındaki sapma, belirsizliğin seviyesini ifade etmek için kullanılır. Örgütlerin faaliyet alanları için ihtiyaç duydukları düzenli ve etkili kaynak akışına engel teşkil eden belirsizlik faktörleri arasında; çevresel karmaşıklık, çevresel dinamizm ve çevresel güçlülük yer alır. Sözü edilen belirsizlik faktörlerinin artışına bağlı olarak belirsizlik seviyesinin arttığı görülür. Planlama, örgütleme, yürütme, koordinasyon ve denetim fonksiyonlarının ön planda olduğu örgütler için belirsizliğe karşı yanıt verebilir olunarak ihtiyaç duyulan çözüm alternatiflerinin üretilmesinden örgütsel performansın olumsuz etkilendiği kabul edilir. 

Günün Kavramı

Algısal Yanılgı

Kontrol sağlama, öz saygıyı koruma ve kendini sunma işlevleri atıflarla sağlanır. Bireyler diğerlerinin davranışlarını anlamak ve çevrelerini daha iyi algılamak için sözü edilen davranışlara nedensellik yükleyerek algılamada yaygın olarak kullanılan kısa yollara başvururlar. Yanılgı ve önyargılar ile bireyler hakkında yargıya varılırken oluşan algılama eğilimi, daha çok kişisel ve içsel etmenlerle ortaya çıkarak algısal güçlüğe neden olur.

Bunu Biliyor muydunuz?

Durkheim, E.

Durkheim, E. toplumsal olanın bireysel olan üzerinde önceliği olduğunu ve toplumun bilimsel düzeyde incelenebileceğini, ek olarak toplumsal sorunların bireylere dayandırılabileceğini belirtir. Başka bir ifadeyle sosyal olguları, objektif gözlemlerden yararlanarak bilimsel analiz ile açıklamanın önemine vurgu yapar. 
Toplumun gözlem ve ölçme ile araştırılması gereken toplumsal olgulardan (ahlak, kolektif bilinç, maddi olmayan toplumsal akımlar vb.) oluştuğunu anlatarak sosyolojiyi bir disiplin olarak ifade eder. Toplumsal olguların bireylerin yaşamları üzerindeki kısıtlayıcı etkisinden bahsederek, kendi gerçeklikleri ile incelenmeleri gerektiğini belirtir. Başka bir ifadeyle, toplumsal olguların şeyler olarak incelenmesi gerektiğini ve toplumların bireylerin yaşamlarından daha fazla bir şey ifade ettiğini öne sürer. 
Durkheim, E.’nin, modern endüstriyel toplumun ürettiği yeni bir dayanışmaya vurgu yaptığı görülür. Düşük düzeyde işbölümünün bulunduğu, inançlarla birbirine bağlı geleneksel kültürlerde yer alan kolektif bilinç ile ortaya çıkan mekanik dayanışma iken organik dayanışmanın, işbölümü ile düzenlenen ve karşılıklı bağımlılığa dayalı şekilde oluştuğunu ifade eder. Mekanik dayanışmanın baskıcı yasalarla, organik dayanışmanın ise onarıcı yasal sistemlerle ilişkili olduğunu belirtir.
Örgüt teorisinin gelişimine katkı sağlayan Durkheim, E.’nin, hiyerarşi ve görev tanımlarında var olan karşılıklı bağlılığa vurgu yaptığı, formel ve informel örgütler arasındaki farkı ortaya koyduğu ve toplumdaki işbölümünü tetikleyenin uzmanlaşmadaki artış olduğunu vurguladığı görülür. 

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner