Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Bentham, J.

Toplumsal yaşamı faydacılık çerçevesinde analiz eden Bentham, J., kavramı sistemleştirmeyi deneyerek, toplum üyelerinin refahını arttırmayı hedefleyen kapsamlı bir yaşama tedbirleri sistemi ortaya koyar. Bu faydacı yaklaşımla Bentham, J., toplumda bireyler arasında yaşanan çıkar çatışmalarının, yasa koyucuların prensipleri arasında yer alması beklenen mutluluk ile düzene koyulacağını ileri sürer. Bentham, J., toplumsal etkileşimler çerçevesinde ele aldığı bireyin doğasını niceliksel açıdan değerlendirerek, toplumsal refahın artışına hizmet eden yönetim anlayışı tasarımı ile faydacılık kavramına katkı sağlar. Bentham, J., hedefini, “mümkün olan en yüksek sayıda birey için mümkün olan en büyük mutluluk” diye tanımlarken, bireysel mutluluk için genel hedefle uyumlu hale gelen bireysel çabanın, bireysel mutluluğa hizmet edeceğini belirtir. Bentham J.’nin faydacılık kavramı ile ilgili çalışmalarının yanında; sosyal tabakalaşma, suç ve suçluluk üzerine çalışmaları da mevcuttur. Ampirik gözlemden yararlandığı sözü edilen çalışmaları arasında “kilit altına alınmış, kapatılmış bireylerin” sürekli gözlenmesini sağlayan cezaevi tasarımının (panoptikon) ön plana çıktığı görülür.

Günün Kavramı

Anomi

Sosyal bağın zayıflaması şeklinde ifade edilen anomi, sözcük anlamıyla “kuralsızlık ve değersizlik” durumunu anlatmak için kullanılır. Etimolojik olarak Yunan anomos sözcüğünden gelen kavram, sözcük anlamıyla “normsuz, yasasız olma” durumunu ifade eder. Anomi, bir toplumda kuralların geçerliliğinin yitirilmesi ve toplum tarafından benimsenecek yeni kuralların yaratılamaması ile bireyleri toplumsal bütüne bağlayan bağların kopması hali olarak nitelendirilir. Başka bir deyişle anomi, bireylerin belirli bir toplumda insan davranışlarını düzenleyen ve idealleri yansıtan sosyal değerlerle ilişkisinin zayıflaması veya kopmasıdır.
Durkheim, E. modern yaşamın anomi tehdidi altında olduğunu belirterek kavramı, dünyadaki değişim süreçlerinin yol açtığı, toplumsal normların bireysel davranışlar üzerindeki sınırlamalarının yitirilmesiyle sonuçlanan amaçsızlık ve umutsuzluk duygularını betimlemek için kullanılır.  Sosyal normlardan sapma durumu olan anominin, toplumun bireye önerdiği amaçlar ile bireyin söz konusu amaçlara ulaşmak için sahip olduğu yasal imkânların uyuşmadığı zaman güçlendiği ifade edilir. Toplum ve birey için acı veren bir durum olarak ifade edilen anominin, kendi çıkarlarını kontrol altına almaya çalışan toplumsal güçlere karşı mücadele eden bireyin giderek artan özerkliği şeklinde vurgulandığı görülür. Bireyin toplumsal bilincin zayıflamasına bağlı olarak gerçekleşen kendinden ne beklenildiğini bilmemesi hali olan anomi, tedavi edilebileceği düşünülen bir pataloji olarak değerlendirilir. 
Merton, R. K. kurumsal bütünün, kurallara muhalefet olmayı ve hatta onları çiğnemekten zevk almayı ortaya koyduğunu belirterek, kurumlardaki aşırı uyumculuğun yanında, karşıtı olan anomiyi üretebildiklerini de ileri sürer. Mayo, E. da toplumun entegrasyonu sağlama yeterliliği olmadığını savunarak, teknik değişimlerin (düşmanlık eğilimi, işbirliği yapma isteğinde gerileme, irrasyonel davranışlar geliştirme vb.) artması sebebiyle, anominin çağdaş bir sorun olduğunu vurgular. 

 

Bunu Biliyor muydunuz?

Grup

Grup, belirli bir amaç için bir lider etrafında, normlar ve roller dahilinde, iletişimin karşılıklı olduğu, iki veya daha fazla birey tarafından kurulan uzun süreli oluşumlar olarak tanımlanır. Başka bir ifadeyle grup, ortak amaç için karşılıklı bağımlılık ilişkilerinin kurulduğu bireyler topluluğu olarak nitelendirilir.
Gruplar, kendilerini aynı bütünün üyeleri olarak algılayan, birlik ruhu ile sahip oldukları üyeliğin özellikleri ve değerlerini içeren sosyal anlaşmayı paylaşan, karşılıklı bağımlılık ile etkileşim içinde bulunan, küçük veya büyük (aile, komite, kurul vb.) birey topluluklarıdır.
Bireylerin gruplaşmaya; belirsizliği azaltmak, kimlik bunalımına çözüm üretmek, sosyal kimlik oluşturmak, riski paylaşarak hata yapma olasılığını azaltmak, iş tatminini yaşamak ve aidiyet duygusuna sahip olmanın yanında kabul görmek için ihtiyaç duydukları kabul edilir. 
Biçimsel (resmi), biçimsel olmayan (resmi olmayan, gayri resmi), birincil, ikincil ve referans şeklinde sınıflandırılan grupların, Tuckman, B.’nin Beş Aşamalı Grup Oluşturma Modeli’ne göre; oluşum (forming), fırtına (storming), düzene girme/kurallar (norming), iş başarımı/performans (performing) ve dağılma (adjourning) evreleri olduğu görülür. Modele göre bir aşamadan diğerine geçemeyen grup dağılma ile karşı karşıya kalır. 
Grupların, bireyleri bütünleştiren, bireylerin kendi davranışlarını düzenleyen ve bireyler arası var olan ilişkileri yapılandırmayı sağlayan oluşumlar olmaları, bir aradaki bireylerin davranış, iş bölümü ve roller ortaya çıkarmalarına sebep olur. Bu bağlamda, grupların, örgüt davranışının tanımlanmasında önemli rol üstlendikleri anlaşılır. 

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner