Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Çift Döngülü Öğrenme

Argris, C. örgütsel öğrenmeyi tek döngülü ve çift döngülü olarak tanımlar. Çift döngülü öğrenmeyi, davranışı yönlendiren referans sisteminin değişmesi şeklinde ifade eder. 
Çift döngülü öğrenme, hataların belirlenip ortaya çıkarılması ve düzeltilmesi süreci olarak ele alınır. Örgütsel öğrenmenin üretken tarafını oluşturan ve örgütsel yapı ile ilgili olan çift döngülü öğrenme, sorunları derinlemesine inceleyerek, hataların neden kaynaklandığını sorgular. Çift döngülü öğrenme, verilen işi başarmak için gerekli bilginin elde edilmesinden çok verilen işin yeniden düşünülerek, işin başarılmasının faydalı olup olmadığının değerlendirilmesidir. Bağlamın çerçevesini çizen temel varsayımları, inançları ve değerleri sorgulatan çift döngülü öğrenme, temel bir değişimin gerekliliğini anlamaya katkı sağlar.

Günün Kavramı

Blau, P. M.

Blau, P. M.'nin, toplumsal gruplar ile örgütlenmeler ve ilişkileri konularında araştırmaları bulunur. Bütünün, kendini oluşturan parçaların toplamından büyük olduğunu ifade eden Blau, P. M., yapının (bütünün) unsurları arasındaki ilişkilerin süreçleri oluşturduğunu ve süreçlerin unsurlar arasındaki etkileşimlerle geliştiklerini belirtir. Bu bağlamda, Blau, P. M.’nin araştırmalarında karmaşık yapıları ve örgütlenmeleri yaratan temel süreçleri açıklamaya çalıştığı anlaşılır. Blau, P. M.’nin grupların oluşum, bağlantı, entegrasyon, farklılaşma, karşıtlık, çatışma ve düzensizlik anlayışlarını, karmaşık toplumsal yapılarda gelişen güçler şeklinde yorumladığı görülür. Blau, P. M., bürokratik örgütlerin, operasyonel süreçlerinde ortaya çıkan problemleri öngörebilmeleri ve örgütsel etkinliğin devamlılığını sağlayabilmeleri için esnekliğe ihtiyaç duyduklarını ortaya koyar.

Bunu Biliyor muydunuz?

Durkheim, E.

Durkheim, E. toplumsal olanın bireysel olan üzerinde önceliği olduğunu ve toplumun bilimsel düzeyde incelenebileceğini, ek olarak toplumsal sorunların bireylere dayandırılabileceğini belirtir. Başka bir ifadeyle sosyal olguları, objektif gözlemlerden yararlanarak bilimsel analiz ile açıklamanın önemine vurgu yapar. 
Toplumun gözlem ve ölçme ile araştırılması gereken toplumsal olgulardan (ahlak, kolektif bilinç, maddi olmayan toplumsal akımlar vb.) oluştuğunu anlatarak sosyolojiyi bir disiplin olarak ifade eder. Toplumsal olguların bireylerin yaşamları üzerindeki kısıtlayıcı etkisinden bahsederek, kendi gerçeklikleri ile incelenmeleri gerektiğini belirtir. Başka bir ifadeyle, toplumsal olguların şeyler olarak incelenmesi gerektiğini ve toplumların bireylerin yaşamlarından daha fazla bir şey ifade ettiğini öne sürer. 
Durkheim, E.’nin, modern endüstriyel toplumun ürettiği yeni bir dayanışmaya vurgu yaptığı görülür. Düşük düzeyde işbölümünün bulunduğu, inançlarla birbirine bağlı geleneksel kültürlerde yer alan kolektif bilinç ile ortaya çıkan mekanik dayanışma iken organik dayanışmanın, işbölümü ile düzenlenen ve karşılıklı bağımlılığa dayalı şekilde oluştuğunu ifade eder. Mekanik dayanışmanın baskıcı yasalarla, organik dayanışmanın ise onarıcı yasal sistemlerle ilişkili olduğunu belirtir.
Örgüt teorisinin gelişimine katkı sağlayan Durkheim, E.’nin, hiyerarşi ve görev tanımlarında var olan karşılıklı bağlılığa vurgu yaptığı, formel ve informel örgütler arasındaki farkı ortaya koyduğu ve toplumdaki işbölümünü tetikleyenin uzmanlaşmadaki artış olduğunu vurguladığı görülür. 

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner