Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Blau, P. M.

Blau, P. M.'nin, toplumsal gruplar ile örgütlenmeler ve ilişkileri konularında araştırmaları bulunur. Bütünün, kendini oluşturan parçaların toplamından büyük olduğunu ifade eden Blau, P. M., yapının (bütünün) unsurları arasındaki ilişkilerin süreçleri oluşturduğunu ve süreçlerin unsurlar arasındaki etkileşimlerle geliştiklerini belirtir. Bu bağlamda, Blau, P. M.’nin araştırmalarında karmaşık yapıları ve örgütlenmeleri yaratan temel süreçleri açıklamaya çalıştığı anlaşılır. Blau, P. M.’nin grupların oluşum, bağlantı, entegrasyon, farklılaşma, karşıtlık, çatışma ve düzensizlik anlayışlarını, karmaşık toplumsal yapılarda gelişen güçler şeklinde yorumladığı görülür. Blau, P. M., bürokratik örgütlerin, operasyonel süreçlerinde ortaya çıkan problemleri öngörebilmeleri ve örgütsel etkinliğin devamlılığını sağlayabilmeleri için esnekliğe ihtiyaç duyduklarını ortaya koyar.

Günün Kavramı

Bilimsel Yönetim Yaklaşımı

Örgüt yaklaşımlarının, örgütler ve yönetim hakkında önemli bilgiler içerdikleri, örgütün amaçları için kullanılan araçlar oldukları ve zaman içinde farklılık göstererek her birinin ayrı ayrı bir süreci ifade ettikleri vurgulanır. Yaklaşımların, yönetim yazınında genellikle, Klasik, Davranışsal (Neoklasik/İnsan İlişkileri),  Modern ve Çağdaş (Postmodern) olarak sınıflandırıldıkları görülür. Klasik Yönetim Yaklaşımı başlıca kaynağını; Bilimsel Yönetim, Yönetim Süreci ve Bürokrasi Yaklaşımları'ndan alır. 
Örgüt yaklaşımlarının temelleri 1900’lerde Fayol, H. ve Taylor, F. W. gibi mühendis ve yönetici kökenli yönetim teorisyenleri tarafından atılmış, yönetimin uygulamalara yönelik problemlerinin ele alınarak Klasik Yönetim Yaklaşımı kapsamında çalışmalar yürütüldüğü görülmüştür. Bilimsel Yönetim Yaklaşımı, ekonomik olarak verimli çıktılar elde etmek için örgütsel faaliyetlerin etkin yönetimine odaklanır. Sözü edilen yaklaşımın, üretimde etkinliğin ve verimliliğin sağlanması için ihtiyaç duyulan örgüt ve yönetim modeli üzerinde durduğu görülür. 
Bilimsel Yönetim Yaklaşımı, yönetimin geliştirilmesi ile her işin “en iyi” şekilde yapılmasının mümkün olduğunu ifade eden Taylorizm anlayışının başladığı dönemine ait bir yaklaşımdır. Taylorist prensip ve tekniklerin, teoride görevlerin tanımlanma ve pratikte uygulanmasını içererek, sistematik iş tasarımlarını teşvik ettikleri görülür. İşgörenlerin verimliliği ve etkinliğinin arttırılması üzerinde duran yaklaşımda, çalışma gücünü etkileyen değişkenler göz önünde bulundurularak daha çok üretim yapılmasının sağlanabileceği vurgulanır. Söz konusu yaklaşıma katkı sağlayan düşünürlerin; “bireyin verimli çalışma potansiyelini ifade eden kapasitesi, bir görevi başarmak için gerekli zaman ve bireyin kas gücünün kuvveti anlamında dayanıklılığı” şeklinde sıralanan üç değişken üzerinde durdukları görülür. Bu bağlamda, Bilimsel Yönetim Yaklaşımı’nın örgütün alt kademelerinde, fiilen fabrika, atölye, üretim yeri düzeyindeki işleri esas alarak ilkeler geliştirdiği anlaşılırken, örgütsel faaliyetlerin sözü edilen bilimsel yönetim ilkeleri ile planlanabileceği ve kontrol edilebileceği ifade edilir. İşgörenlerin üretim aracı olarak algılanmasına neden olması ile eleştirilen Bilimsel Yönetim Yaklaşımı’nın yönetim kuramlarının temelini oluşturduğu kabul edilir.

Bunu Biliyor muydunuz?

Entelektüel Sermaye

Örgütün piyasa değerinin artıran, kökleri sosyal ilişkilerde ve yapılarda bulunan örgütün başarısı için gereken temel öğe şeklinde tanımlanır. Başka bir ifadeyle, örgütün rekabet edebilirliğinin ana belirleyicisi olan ve örgüte değer katan maddi olmayan varlıklarının tümü olarak kabul edilir. Dinamik bir büyüme aracı olarak ele alınan entelektüel sermaye, tüm ilişki ağlarının yönetimiyle elde edilen bilgi birikimi ve bilginin değere dönüştürülmüş, sonuç üretmiş hali olarak bilgi yönetimini içerir. Entelektüel sermaye; küreselleşme, gelişen bilişim ve iletişim teknolojileri ile işletmelerin geleneksel yaklaşımlarını etkileyerek, örgütsel işleyişlere ilişkin bir paradigma önerisi olarak ifade edilir. İnsan sermayesi (bireyin kendini bilerek, kendine güvenerek ve kendini denetleyerek sorunlarını çözmesi), yapısal sermaye (birey dışı bilgi kaynaklarının tümü) ve müşteri sermayesi (müşteri kitlesi, pazarlama kanalları ve markası vb.) olmak üzere genelde üçe ayrıldığı görülür.

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Popüler Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner