Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Dephi Yöntemi

Gruplarda karar alma teknikleri arasında yer alan delphi yöntemi, örgütte bir problemin çözümü için uzman bireylerin yüz yüze gelme, bir arada bulunma, karşılıklı görüşme ve tartışma yapma zorunluluğu olmadan, bir konu hakkında karara ulaşmalarını sağlayan bir teknik olarak ifade edilir. Delphi yönteminin amacı, farklı uzmanların tek bir konu üzerindeki görüşlerini toplamak ve düzenlemek şeklinde belirtilir.
Uzman bireylerin listesinin belirlenmesi ve problemin bilgisayar ağları ve diğer iletişim araçları ile aktarılması ile başlayan süreç, düşünülen görüşlerin ve önerilen uygun çözümlerin grup lideri ile paylaşılması ve sözü edilen liderin toplanan çözüm önerilerini grubun geneli ile paylaşması ile devam eder. Diğer uzmanların, iletilen görüşler hakkındaki fikir ve önerileri ile birlikte toplanan tüm önerilerden liderin fikir birliğine varması ile karara ulaşılır. Karar alınamaması durumunda süreç, aynı aşamalar çerçevesinde karara varılıncaya kadar tekrarlanır.
Delphi yönteminin avantajları arasında; karar vermede uzman görüşlerinin alınması için yüz yüze görüşmenin gerekli görülmemesi sebebi ile yüksek maliyetler ödenmesinin zorunlu olmaması, bireysel çatışmaya yer verilmemesi, grup üyelerinin karizmalarından etkilenilmemesi, fikir önerilmesinden çekinilmemesi, fikir sahipliğinin olmaması ve fikir değiştirmekten kaçınılmaması olarak sıralanır. Sözü edilen yöntemin en büyük kısıtı ise zaman alıcı olmasıdır. 

Günün Kavramı

Bilimsel Yönetim Yaklaşımı

Örgüt yaklaşımlarının, örgütler ve yönetim hakkında önemli bilgiler içerdikleri, örgütün amaçları için kullanılan araçlar oldukları ve zaman içinde farklılık göstererek her birinin ayrı ayrı bir süreci ifade ettikleri vurgulanır. Yaklaşımların, yönetim yazınında genellikle, Klasik, Davranışsal (Neoklasik/İnsan İlişkileri),  Modern ve Çağdaş (Postmodern) olarak sınıflandırıldıkları görülür. Klasik Yönetim Yaklaşımı başlıca kaynağını; Bilimsel Yönetim, Yönetim Süreci ve Bürokrasi Yaklaşımları'ndan alır. 
Örgüt yaklaşımlarının temelleri 1900’lerde Fayol, H. ve Taylor, F. W. gibi mühendis ve yönetici kökenli yönetim teorisyenleri tarafından atılmış, yönetimin uygulamalara yönelik problemlerinin ele alınarak Klasik Yönetim Yaklaşımı kapsamında çalışmalar yürütüldüğü görülmüştür. Bilimsel Yönetim Yaklaşımı, ekonomik olarak verimli çıktılar elde etmek için örgütsel faaliyetlerin etkin yönetimine odaklanır. Sözü edilen yaklaşımın, üretimde etkinliğin ve verimliliğin sağlanması için ihtiyaç duyulan örgüt ve yönetim modeli üzerinde durduğu görülür. 
Bilimsel Yönetim Yaklaşımı, yönetimin geliştirilmesi ile her işin “en iyi” şekilde yapılmasının mümkün olduğunu ifade eden Taylorizm anlayışının başladığı dönemine ait bir yaklaşımdır. Taylorist prensip ve tekniklerin, teoride görevlerin tanımlanma ve pratikte uygulanmasını içererek, sistematik iş tasarımlarını teşvik ettikleri görülür. İşgörenlerin verimliliği ve etkinliğinin arttırılması üzerinde duran yaklaşımda, çalışma gücünü etkileyen değişkenler göz önünde bulundurularak daha çok üretim yapılmasının sağlanabileceği vurgulanır. Söz konusu yaklaşıma katkı sağlayan düşünürlerin; “bireyin verimli çalışma potansiyelini ifade eden kapasitesi, bir görevi başarmak için gerekli zaman ve bireyin kas gücünün kuvveti anlamında dayanıklılığı” şeklinde sıralanan üç değişken üzerinde durdukları görülür. Bu bağlamda, Bilimsel Yönetim Yaklaşımı’nın örgütün alt kademelerinde, fiilen fabrika, atölye, üretim yeri düzeyindeki işleri esas alarak ilkeler geliştirdiği anlaşılırken, örgütsel faaliyetlerin sözü edilen bilimsel yönetim ilkeleri ile planlanabileceği ve kontrol edilebileceği ifade edilir. İşgörenlerin üretim aracı olarak algılanmasına neden olması ile eleştirilen Bilimsel Yönetim Yaklaşımı’nın yönetim kuramlarının temelini oluşturduğu kabul edilir.

Bunu Biliyor muydunuz?

Fayolizm

Fayolizm, yönetimin temel fonksiyonlarının belirlendiği, yönetim ilkelerinin ortaya konduğu ve yönetimin tüm alanları ile ilgili tekniklerin geliştirilmesi amacıyla örgütün bir bütün olarak ele alınarak, örgütsel ekonomik etkinliğin öneminin vurgulandığı bir akım şeklinde ifade edilir. Fayolizm akımının öncüsü olan Fayol, H.’nin geliştirdiği Yönetim Süreci Yaklaşımı’nda yönetim faaliyetlerini planlama ile başlayan ve kontrol fonksiyonu ile biten bir süreç olarak tanımladığı ve başka bir ifadeyle yönetimin güçlü bir yöneltme ve kontrol işlevi olarak görülmesini amaçladığı görülür. 

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner