Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Çevresel Dinamizm

Örgütlerin çevrelerindeki en önemli anahtar değişkenlerden biri olarak kabul edilen çevresel dinamizm, örgütün genellikle; durağan-dinamik, yalın-karmaşık, yakın-karşıt, bütünlenmiş pazar-çeşitlendirilmiş pazar olarak sınıflandırılan dış çevresindeki değişimlerin oranını ve öngörülmezliğini açıklamaya yardımcı olur. Çevresel dinamizmin, örgüt ve birey düzeylerinde karar verme süreçlerini etkilediği kabul edilir. Örgütlerin performans etkilerinin farklılaşması ile kaydedilen örgütsel başarısızlıklar, çevresel dinamizm ile açıklanan değişen çevresel koşullarına bağlanır. Çevresel dinamizm, bir örgütün dış çevresindeki değişim ve tahmin edilemezliğin oranı olarak ifade edilirken; teknolojideki değişim, müşteri tercihlerindeki farklılaşma, ürün arz ve talep oranlarında yaşanan dalgalanmalar gibi fiziki ve sosyal faktörlerle karakterize edilir.

Günün Kavramı

Bilişsel Çelişki Kuramı

Festinger, L. (1957) tarafından geliştirilen kuramda, tutumun bilişsel ve duygusal bileşenlerinin davranışsal bileşenlerden etkilendiği ve bireyin değişik bir davranışta bulunduğunda tutumunun değiştiği vurgulanır. Başka bir ifadeyle, Bilişsel Çelişki Kuramı, bireylerin tutumlarını değiştirmenin yolunun davranışlarını değiştirmekten geçtiğini ortaya koyar. Düşük çelişki ve uyumsuzluk düzeyinde, durağan ve kararlı bir denge durumu içinde yaşamayı isteyen bireylerin, çelişki yaratan bilişlerden, duygu ve davranışlardan kaçındıkları, biliş öğeleri arasında bir tutarlılık oluşturmaya ve mevcut tutarlılığı korumaya çalıştıkları belirtilir. Tutum değişim sürecinin anlatıldığı kuramda bireylerin temel eğilimi olarak, bilişsel tutarlılığı olabildiğince sağlamak ve korumak ifade edilir. 
Çelişkiyi azaltmaya yönelik bilişsel öğeler değişmediğinde veya bilişsel öğelerin yenileri ortaya çıktığında, çelişki ve tutarsızlıkla kalamayan bireylerin tutarlılığı destekleyen ve bilişsel sonuçları olan davranışlara yöneldikleri görülür. Çelişkinin kaynağına göre bilişsel tutarlılık, çelişki yaratan unsurun değiştirilmesi ile sağlanır. Çelişen öğelerin sayısının azaltılırken uyuşan öğelerin sayısının arttırılması, çelişen öğelerin öneminin azaltılmasının yanında uyuşan öğelerin öneminin arttırılması veya her iki yolun birlikte kullanılması ile bilişsel çelişkinin azaltılmaya veya indirgenmeye çalışıldığı anlaşılır. Başka bir ifadeyle, tutumlara ters düşen davranışlarda bulunmanın bilişsel çelişkiye neden olduğu, çelişkinin büyüklüğüne bağlı olarak çelişkiyi; “çelişkiye neden olan davranışı geri çekerek, çelişkinin önemli olmadığını kabullenerek veya tutumları davranış doğrultusunda değiştirerek” azaltmanın mümkün olduğu anlatılır. 

Bunu Biliyor muydunuz?

Bürokratik Yetki

Weber, M. toplumdaki otoritenin kaynağını ve şekillerini inceleyerek üç tür yetki (geleneksel, karizmatik, bürokratik) üzerinde durmuştur. Bürokratik yetki; uygulanan kuralların yasallığına ve sözü edilen kurallara bağlı olarak yetkiyi kullananların emir verme hakkında sahip olduğu inancına yönelik rasyonel-yasal temeli olan, seçim veya atamayla kazanılan, örgüt içi pozisyondan ötürü verilen meşru yetki olarak tanımlanır. Sözü edilen yetki; yönetimde devamlılık sağlayan yönetsel pozisyondaki işgörenlerin yetenek ve becerilerine göre rasyonel yöntemlerle seçildikleri, üstlere, kapsamının ve sınırlarının kesin olarak belirlendiği yetkilerini kullanmaları için yasal olanak ve araçların sağlandığı bir anlayışı ifade eder. Weber, M., sözü edilen ilkelerle kurulan örgütün tam ayarlı bir makine gibi çalışarak kalıcı bir yönetim yapısına sahip olacağını savunur.

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner