Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Değişim Mühendisliği

Değişim mühendisliği, kalite, hizmet, hız vb. gibi performans kriterlerinde iyileşme sağlamak amacıyla örgütsel süreçlerin yeniden organize edilerek tasarlanması olarak ifade edilir. Değişim mühendisliği ile örgütte gerekli görülmeyen süreçlerin ortadan kaldırılması ve yenilerinin oluşturulması ile yeniden yapılandırılarak yönetilmesi faaliyetlerine odaklanılır. Değişim mühendisliğine bağlı olarak örgütsel süreçlerde yaşanan değişim ile sahip olunan yeni örgüt yapısının, kalite, hız, esneklik, maliyet vb. alanlarda rekabet üstünlüğü sağladığı vurgulanır.

Günün Kavramı

Beyin Fırtınası

Beyin fırtınası, grup üyelerinin, bir konu ile ilgili üretilen her türlü düşünceye araştırarak yaklaşmaları ve eleştirilerini, grubun tüm üyelerinin düşüncelerinin paylaşılmasına kadar erteleyerek, konuya yönelik mümkün olan en fazla sayıda farklı bakış açısı elde etmeleri olarak ifade edilir. Fikir yaratma süreci olarak kabul edilen beyin fırtınası, tüm seçeneklerin herhangi bir engelleme ve eleştiri olmadan özgürce öne sürülmesini teşvik eden bir uygulamadır. Genellikle bir masa etrafında bir araya gelinen beyin fırtınası grubunda ve grup lideri tarafından karar alınacak konu ile ilgili tanımlamanın yapılmasını takiben, konu hakkında fikirler geliştirilmeye başlanır. Bu süreç konunun eleştiriye izin verilmeden, en uç fikirlerin dahi duyulması sağlanarak çok sayıda fikir üretilmesini içerir. Grup lideri tarafından not edilen tüm fikirler grup üyeleri tarafından özgürce tartışılarak uygulama sonunda, oy birliği veya oy çokluğu ile seçilen fikir grubun ortak kararı olarak kabul edilir. Beyin fırtınası, her türlü soruna yeni ve yaratıcı çözümler getirmeyi sağlayan bir yöntem olarak vurgulanır.
Osborn, A. F.’a göre (1961) beyin fırtınası, belirli bir konuda çözüm arayışına yönelik yapılan grup tartışmasında yaratıcılığı arttırmak için kullanılan yöntemlerden biri olarak belirtilir. Çözüm önerisinin arttırılması ile söz konusu probleme ilişkin en uygun çözümü bulma olasılığının arttığına inanılmaktadır. 
Grup olarak çözüm üretme kapasitesinin yüksek olması inancı ile grup üyelerinin yaratılan farklı fikirlerden etkilenmeleri, üretilen fikirlerin grup üyelerinin mülkiyetinde olması ile sağlanan motivasyonun gruba olumlu yansıması beyin fırtınasının örgütsel verimliliği arttırdığına işaret eden göstergeler arasındadır. Beyin fırtınası, grup karar alma süreçlerinde, eleştiri olmadan fikir üretmeyi ve geliştirmeyi özendirerek, söz konusu üretilen fikirlerin iyileştirilerek sosyal etkileşimin sağlanmasına da katkı sağlar.
 

Bunu Biliyor muydunuz?

Bireycilik-Toplulukçuluk/Kollektivizm

Hofstede, G.’nin sosyal kültür modeline göre bireylerin hayatlarının sonunda kadar bir toplumsallaşmaya tabi oldukları kabul edilir. Bu sürecin farklı toplumsal mekanlarda ve düzeylerde gerçekleştiğini savunan Hofstede, G.’nin ideal toplum tanımında; erdemin, alçak gönüllülüğün ve doğruluğun ödüllendirildiği ve bireyin kendi yararına çalışırken topluma da yarar sağladığı bir düzen ifade edilir. Kültürel değerlerin öğrenildiği, bireysel beceriler oranında öğrenilenlerin zenginleştirilerek yeniden çevreye sunulduğu bir sisteme vurgu yapılır. Bu bağlamda, ulusal kültürün unsurlarının, toplumun; "bireyci-toplulukçu ve güç mesafesine yönelik değerleri ile eril (erkeksi, maskülen), dişil (feminen) özellikleri, belirsizliğe toleransı ve de erdemliliğinin", söz konusu ülke sınırları içinde kurulan örgüt kültürünü etkilediklerine işaret edilir.
Sosyal kültürün boyutlarından olan bireycilik-toplulukçuluk; kültürler arasındaki farklılıkları dikkate alarak, bireyin ve/veya grubun istek, ihtiyaç, değer ve hedeflerine odaklanarak ele alınan önemli bir değişken olarak ifade edilir. Hofstede, G.’ye göre toplumların sözü edilen tüm faktörler açısından farklılaştıkları kabul edilirken, farklılığın en önemli boyutunun bireycilik-toplulukçuluk olarak öne çıktığı görülür.
Bireycilik-toplulukçuluk, bireyler arasındaki “toplumsal bağlantılılık” olarak da ifade edilir. Bireycilik, kendini; benzersiz, sınırlı ve diğerlerinden ayrı olarak görme ve kişisel amaçları ve hedefleri gerçekleştirmeye çaba harcama eğilimi olarak karakterize edilirken, toplulukçuluk kavramının,  topluluk hedefleri, topluluk hakları, dayanışma, daha büyük topluluğa üyelik, işbirliği ve uyumu ifade ettiği görülür. Bireycilik-toplulukçuluk ayrımı, birbirinden farklılaşan bireylerden çok kültürler dikkate alınarak kavramsallaştırılır. Sözü edilen kavram, uluslararasındaki kültürel farkları tanımlamak için kullanılır. Kültürel düzeyde bireycilik ve toplulukçuluk, birbirini dışlayan, iki kutuplu bir ölçeğin karşıt uçları olarak tasvir edilir. Bireycilik, gruplardan ve topluluklardan bağımsız olmayı vurgularken, toplulukçuluk, bireylerin bağımsızlığına vurgu yapar. Sosyal kültürün sözü edilen boyutunda, bireysel ihtiyaçlar ve istekler ile toplumun ihtiyaçlarının ve isteklerinin önceliğine dikkat çekilir. Bu bağlamda boyut ile kültürel farklılıkların en belirgin şekilde ortaya çıktığına ve birçok araştırmada kullanıldığı bilinen bir ayrım olduğuna işaret edilir. Bireycilik-toplulukçuluk çerçevesinde yapılan kültürlerarası çalışmaların çoğunda, Hofstede, G.’nin ülke düzeyinde yaptığı araştırmanın bulgularına atıfta bulunarak, kültürün ülke ile tanımlandığı ve bir ülkenin tüm bireylerinin kültürel değerlerinin aynı olduğunun varsayıldığı gözlenir.

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Popüler Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner