Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Beyin Fırtınası

Beyin fırtınası, grup üyelerinin, bir konu ile ilgili üretilen her türlü düşünceye araştırarak yaklaşmaları ve eleştirilerini, grubun tüm üyelerinin düşüncelerinin paylaşılmasına kadar erteleyerek, konuya yönelik mümkün olan en fazla sayıda farklı bakış açısı elde etmeleri olarak ifade edilir. Fikir yaratma süreci olarak kabul edilen beyin fırtınası, tüm seçeneklerin herhangi bir engelleme ve eleştiri olmadan özgürce öne sürülmesini teşvik eden bir uygulamadır. Genellikle bir masa etrafında bir araya gelinen beyin fırtınası grubunda ve grup lideri tarafından karar alınacak konu ile ilgili tanımlamanın yapılmasını takiben, konu hakkında fikirler geliştirilmeye başlanır. Bu süreç konunun eleştiriye izin verilmeden, en uç fikirlerin dahi duyulması sağlanarak çok sayıda fikir üretilmesini içerir. Grup lideri tarafından not edilen tüm fikirler grup üyeleri tarafından özgürce tartışılarak uygulama sonunda, oy birliği veya oy çokluğu ile seçilen fikir grubun ortak kararı olarak kabul edilir. Beyin fırtınası, her türlü soruna yeni ve yaratıcı çözümler getirmeyi sağlayan bir yöntem olarak vurgulanır.
Osborn, A. F.’a göre (1961) beyin fırtınası, belirli bir konuda çözüm arayışına yönelik yapılan grup tartışmasında yaratıcılığı arttırmak için kullanılan yöntemlerden biri olarak belirtilir. Çözüm önerisinin arttırılması ile söz konusu probleme ilişkin en uygun çözümü bulma olasılığının arttığına inanılmaktadır. 
Grup olarak çözüm üretme kapasitesinin yüksek olması inancı ile grup üyelerinin yaratılan farklı fikirlerden etkilenmeleri, üretilen fikirlerin grup üyelerinin mülkiyetinde olması ile sağlanan motivasyonun gruba olumlu yansıması beyin fırtınasının örgütsel verimliliği arttırdığına işaret eden göstergeler arasındadır. Beyin fırtınası, grup karar alma süreçlerinde, eleştiri olmadan fikir üretmeyi ve geliştirmeyi özendirerek, söz konusu üretilen fikirlerin iyileştirilerek sosyal etkileşimin sağlanmasına da katkı sağlar.
 

Günün Kavramı

Büropatoloji

Büropatoloji, Bürokrasi Yaklaşımı’na yöneltilen eleştirilerden biri olarak kabul edilir. Thompson, V.A. tarafından, örgütsel değerlerin diğer değerlerin önüne geçtiği durumlarda ortaya çıkan bir hastalık olarak nitelendirilir. Örgüt yapılarında, her bireyin kendini, bürosunun önemli ve vazgeçilmez bir elemanı olarak görmesi fikri ile oluşan büropatoloji, otorite, güç ve mevki istismarları, kanunsuzluk, sabotaj gibi sorunların mevcut olduğuna işaret eder. Bu yapılarda yer alan sorunlar arasında; yeniliğe direnme, büronun iyileştirilmesine karşı durma, örgüt üyelerine karşı davranışlarda tarafsızlık ve gayri şahsilik ilkelerinin uygulanmaması sayılabilir. Sistemde varlığı tespit edilen büropatolojinin işaret ettiği problemin, bireylerin hatalarından değil, örgütün yapısının bireyi hata yapmaya zorlamasından kaynaklandığı ileri sürülür. 

Bunu Biliyor muydunuz?

Davranış

Davranış (edim), çevreye ilişkin uyarıya bireyin verdiği yanıt olarak ifade edilir. Uyarıcının farkında olmadan kendiliğinden ortaya çıkabilen davranış, bireyin kişiliği ve içinde bulunduğu durumun özelliklerine ilişkin öğelerin ürünü olarak kabul edilir. Bireyin davranışının, bilinçle veya zihinle olan ilişki sonucu ve bedenin fiziki hareketleri ile ortaya çıktığı görülür. Başka bir ifadeyle gözlemlenebilen hareketler bütünü olan davranış, sebebi olan ve hedefe yönelik geliştirilen tepki olarak yorumlanır. Bu bağlamda belirli uyaranlara karşı gösterilen tepkilerin tümü olan davranış, her tür maddi veya fiziki varlığın eylem, tepki ve işleyişi için kullanılan kavram olarak vurgulanır. 

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner