Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Davranış

Davranış (edim), çevreye ilişkin uyarıya bireyin verdiği yanıt olarak ifade edilir. Uyarıcının farkında olmadan kendiliğinden ortaya çıkabilen davranış, bireyin kişiliği ve içinde bulunduğu durumun özelliklerine ilişkin öğelerin ürünü olarak kabul edilir. Bireyin davranışının, bilinçle veya zihinle olan ilişki sonucu ve bedenin fiziki hareketleri ile ortaya çıktığı görülür. Başka bir ifadeyle gözlemlenebilen hareketler bütünü olan davranış, sebebi olan ve hedefe yönelik geliştirilen tepki olarak yorumlanır. Bu bağlamda belirli uyaranlara karşı gösterilen tepkilerin tümü olan davranış, her tür maddi veya fiziki varlığın eylem, tepki ve işleyişi için kullanılan kavram olarak vurgulanır. 

Günün Kavramı

Bilgi Toplumu

2. Dünya Savaşı’nı takip eden süreçte kaydedilen gelişmeler ile temelleri atılan endüstri toplumu kavramı yerine kullanılan bilgi toplumu kavramı, yeni toplumsal yapılanmayı ifade eder. Bilgi ve enformasyon üretim ve tüketimi bağlamında kullanılan kavram, enformasyon toplumu olarak da kabul edilir. Gücünü bilgi ve teknolojiden alan bilgi toplumu, sürekli öğrenme ve küreselleşme eğiliminde olarak; mal üretiminden yoğun hizmet üretimine geçilmesi ile yaşanan “ekonomik yapıdaki dönüşüm”, bilginin gücüne sahip “yeni sınıfların yükselmesi”, stratejik kaynak haline gelen “bilginin artan rolü” ve yönetimlerde kritik role sahip olan “bilişim teknolojileri” gibi özelliklere sahiptir. Bir üretim faktörü niteliği kazanan bilginin, sürekli değişimin yaşandığı bilgi toplumunun temeli olduğu görülür.

Bunu Biliyor muydunuz?

Durumsallık Yaklaşımı

Çevresel belirsizliğin en önemli unsur olarak kabul edildiği Durumsallık Yaklaşım’ında örgütün çevreyi değiştiremediği, çevredeki değişime yapısında değişiklikler yaparak uyum sağlamaya çalıştığı görülür. Durumsallık Yaklaşımı’nda, örgütü oluşturan alt sistemlerin birbirleriyle ve örgütün tümüyle olan ilişkileri incelenirken, örgütün iç ve dış çevresi ile uyumunun önemi de vurgulanır. Yaklaşımda örgüt yapısının iç ve dış ilişkilere göre şekil alacağı, tüm örgütler için kapsayıcı bir en iyi örgüt yapısının bulunmadığı, her yerde ve koşulda geçerli bir tek örgüt yapısının olmadığı ve en iyinin durumdan duruma değişerek farklı durumlarda farklı örgütlenme biçimlerinin uygulanması gerektiği savunulur.
Durumsallık Yaklaşımı’nda çevresel faktörlerin örgüt tasarımda etkili olduğu ve yapıyı belirleyen etmenlerin teknolojik ve çevresel oldukları kabul edilir. Yaklaşımın ortaya çıkmasında çevresel koşulların örgütlerin yapılarını ve işleyişlerini ne şekilde etkilediklerini belirlemeyi amaçlayan çalışmaların etkisi büyüktür. Örgüt teorisyenlerinin, örgütsel yapı ile örgütün içinde bulunduğu koşullar arasındaki ilişkiyi araştırdıkları ve örgüt çevresi ve yapısı arasındaki ilişkinin tespiti için farklı çevresel koşullarda etkili olan farklı örgüt yapılarının tasarlanmasını önerdikleri anlaşılır. Örgüt yapısını ve işleyişini belirleyen durumsallık faktörlerini içeren örgüt ve teknoloji ile ilgili çalışmaların; Woodward (birim, kitle, süreç üretimi), Thompson, J.’nin (çözümleyici, bağlı, yoğun teknoloji), Perrow, C.’nin (rutin, rutin olmayan işler) olarak sıralandığı, örgüt ve çevre ile ilgili olanların ise; Burns, T.-Stalker, G. M. (mekanik-organik), Lawrence, P.-Lorsch, J. Emery, F.-Trist, E. L. ve Leawitt, H.’nin Elmas Modeli’nin (Diamond Shaped Model) (işler, yapı, teknoloji, insanlar) şeklinde öne çıktıkları görülür.
 

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner