Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Bürokratik Örgüt Modeli

Bürokratik örgüt modelinin Weber M. tarafından belirlenmiş ilkeleri arasında; örgütsel verimliliği arttırmak için uzmanlaşmaya dayalı işbölümünün geliştirilmesi, hiyerarşik yetkilendirmenin kabul edilmesi, işgörenlerin yeteneklerine göre işe alımlarının ve terfilerinin yapılması, örgüt içi faaliyetlerin yazılı kurallar çerçevesinde yerine getirilmesi ve yönetsel ilişkiler için belirlenmiş kuralların tüm işgörenler için aynı şekilde uygulanması yer alır. Weber M.’ye göre bürokratik örgüt modelinde egemen olan kontrol (kurallar, düzenlemeler, iş tanımlamaları) örgütsel verimliliğin güvencesi olarak kabul edilir. Özetle bürokratik örgütler, örgüt işleyişinin yazılı kurallara ve düzenlemelere dayandırıldığı, iş ilişkilerinin objektif standartlara bağlandığı, işbölümü ve uzmanlaşmanın egemen olduğu, görevlerin uygun beceri ve yeteneklere sahip işgörenler tarafından hiyerarşik yetki ile yürütüldüğü rasyonel ve merkeziyetçi yapılar olarak örgütsel etkinliği sağlamaya odaklanırlar.

Günün Kavramı

Duygusal Zekâ

Duygusal zekâ, bireyin kendi duygularının farkına varması, diğerlerinin duygularını anlaması, kendisi ve diğerlerinin içinde bulunduğu duygu durumuna ilişkin elde ettiği bilgileri, düşüncelerinde ve davranışlarında rehber olarak kullanabilmesi olarak tanımlanır. Diğer bir ifadeyle bireyin duyguları ile etkin bir şekilde başa çıkabilmesini sağlayan yetenekler bütünü olarak vurgulanan duygusal zekânın, duygusal işaretleri ve bilgileri anlayabilme ve yönetebilme yeteneği olduğu savunulur. Duygusal zekânın özellikleri arasında kendini tanıma, kendine güven, kendi kendini doğru değerlendirme, empati, sosyal beceriler vb. sayılabilir. 

Bunu Biliyor muydunuz?

Diyalektik

Diyalektik, müzakere etme, tartışma ve akıl yürütme metotlarının diyalog olarak gerçekleştiği, bilgiyi sınayarak edinme yöntemi olarak ifade edilir. Dünyayı farklı perspektiften görme eğilimi olarak açıklanan kavram, Antik Yunan’da soru-cevap şeklinde yürütülen diyaloglar ile geliştirilen bir tartışma, sorgulama, gerçeği arama ve ortaya çıkarma biçimi şeklinde anlatılır. 
Hegel, F. ve Marx, K. diyalektiği düşüncenin yarattığı varlığın değişme ve gelişme yöntemi şeklinde açıklar. Hegel, F.’ye göre diyalektik felsefe düşüncesi, çelişkinin merkeziliği ile ifade edilir. Çelişkilerin gerçekte var olduklarını ve gerçekliği anlamanın en uygun yolunun gelişimlerinin incelenmesi olduğunu savunan Hegel, F., sözü edilen çelişkileri tarihsel değişimi anlamak için kullanır. Hegel, F. birey düşüncesinin gelişimini diyalektik üçleme (tez, anti-tez, sentez) ile karakterize ederken, her bir tezin kendi içinde anti-tezini üreterek karşılıklı bir çarpışma sürecini doğurduğunu ve karşılıklı çarpışmanın sentez aşamasında yeni bir durum veya fikir ile çözümlendiğini vurgular. 
Marx, K. tarihsel değişim açısından çelişkilerin merkezi önemi olduğunu kabul ederken, sözü edilen çelişkilerin zihinsel irdeleme ile çözülemeyeceğini belirterek, diyalektiğin felsefenin alanından maddi dünyada temelleri olan toplumsal ilişkilerin araştırılması alanına taşınmasını sağlar. Marx, K.’nın yalnızca gerçekte var olan çelişkiler (örneğin insan doğası ve kapitalizmde emeğin koşulları arasındaki ilişki) üzerine odaklanmasının diyalektik yönteminin gelişmesine yol açtığı görülür. 

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner