Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Bilgi Yönetimi

Bilgi yönetimi, örgütün entelektüel ve yaratıcı kaynaklarını organize etmede ve paylaşmada izlediği yol olarak ifade edilir. Bilgi yönetimi ile örgütün entelektüel sermayesini sistematik olarak bulması, örgütlemesi, ulaşılabilir hale getirmesi ile örgütsel faaliyetlerine ait bilginin üzerine inşa etmesi için devamlı öğrenmesi ve bilgi paylaşımı kültürünü güçlendirmesi yeteneği anlatılır. Örgütsel öğrenme ve karar alma süreçleri için önemli etkisi bulunan bilgisayar destekli örgütsel ilişki türü olan bilgi yönetimi, örgüt içindeki insanlar, işlevler ve bölümler arasındaki bütünleşme düzeyinin arttırılması için önemli bir araç olarak kabul edilir. Örgütün bilgiye değer vererek bilgiyi yaratması, yakalaması, kullanması ve dağıtması ile bilginin resmi kontrolüne sahip olması anlatılır.
Örgütlerin rekabetçi ve stratejik faaliyetlerinin önemli bir parçasını oluşturan bilgi, örgütler için güç olarak kabul edilir. Bilgi yönetimi, örgütün sahip olduğu ve edindiği bilgileri bir araya getirme ve paylaşma süreci olarak tanımlanır. Çevresel dinamizm ile değişen örgütsel yapılar, kaydedilen teknolojik gelişmeler, farklılaşan işgören nitelik ve beklentileri ile örgüt içinde depolanan, düzeltilerek kullanıma hazır hale getirilen bilgiler, örgütün gelişip büyümesini sağlar. 
Bilgi yönetimini güçleştiren faktörler arasında; esnek olmayan örgütsel yapılar, örgüt içinde takip edilmeyen yeni bilgi yönetim sistem ve teknikleri yer alırken, etkin bilgi yönetimi için; iyi iletişim ve etkili işbirliği ile açık, dinamik ve yeni bilginin edinimi ve paylaşımı ile şeffaf örgüt yönetimi önemli kabul edilir.

Günün Kavramı

Alan Teorisi

Alan Teorisi ile Lewin, K.; insan davranışının birey ve çevrenin bir işlevi olduğunu, birey üzerinde çevrenin etkisinin gözardı edilmemesini, bireyin çevresini algılayıp yorumladığı bir yaşam alanının var olduğunu ve son olarak güdülenmenin gerginliğe neden olabilecek biyolojik, fizyolojik ve psikolojik gereksinimlerden doğabileceğini belirtir. Davranışın amacının söz konusu gerginliği ortadan kaldırmak olduğunu ifade eden Lewin, K.’e göre, davranışların algılanmasında bireylerin yaşam alanlarında bulunan gereksinimlerin, tutumların, değerlerin ve olayların algılanması etkilidir.
Kurama göre “alan”, öyle bir bütündür ki tüm parçaları birbiriyle ilişki içinde ve biri diğerinden etkilenir.  Parçaların birlikte oluşturdukları hareket, “alanı” belirler. Alanda (bütünde) yer alan herhangi bir şeyden de tüm parçalar etkilenir. Bu kuramda bir parça, diğerinden ayrı olarak ele alınır. İnsanı anlamaya çalışırken de onu yalnızca bir parçası ile değil tümü ile anlamaya çalışmak gerekir. Yaşam alanı ile davranışı etkileyen güçler (gerilimler, değerler, enerji vb.) karşılıklı bağımlılık içinde bulunurlar. Birey veya grup birbiriyle karşılıklı etkileşen bu öğelerin dinamik bir bütünüdür. Teoride spekülasyon, yorum ve sınıflandırma yapılmaz. Teoride gözlem yapmaya, tanımlamaya ve inceleme konusu olan şeyin ne olduğunun ayrıntılı olarak tanımlanmasına önem verilir.

Bunu Biliyor muydunuz?

Algı

Bir şeye dikkatin yöneltilmesi ve duyular yoluyla o şeyin bilincine varılması olarak ifade edilen algı, bireyin diğerlerini tanıma ve anlamlandırma süreçlerini kapsar. Duyu organları ile beyin arasındaki örgütlü faaliyetler şeklinde tanımlanan algılama, çevreyi anlamak, değerlendirmek ve anlamlandırmak için gerekli olan ve üzerinde durulması gereken bir süreçtir. Bilginin araştırılması, bulunmasını ve zihinsel olarak izlenmesini içeren algılama, dış dünyanın gerçekliğinden farklı ve benzersiz bir resminin ortaya konulmasını sağlar. Gerçeği anlayış biçimi ile davranışları yönlendirerek gerçekliğin, neyin gerçek olduğunun algılanmasına göre şekillendiğini ve davranışsal açıdan algılanan dünyanın önemli olduğunu gösterir.

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner