Yönetim Sözlüğü

Aranan Kavram

Etnosantrizm

Etnosantrizm, etimolojik olarak Yunancada ulus anlamına gelen “ethnos” ve merkez anlamına gelen “kentron” kelimelerinin birleşiminden oluşur. Hayatın her alanında kendini gösterebilen bir olgu olan etnosantrizm öncelikle, grubun kendi kültürünü ve değerlerini merkeze koyarak diğer kültürleri değerlendirmek için ölçüt olarak kullanması şeklinde açıklanır. Başka bir ifadeyle etnosantrizm, bir grubun etnik kökeni sebebiyle sahip olduğu sosyal ve kültürel özelliklerin diğer grupların sahip olduklarından daha değerli olduğunu düşünmesi olarak ifade edilir. 
Grubun eşsizliği ve grup üyelerinin bağlarının kuvveti üzerinden yapılan değerlendirme ile farklı kültürlere ait grupların, içinde bulunulan grubun standartlarına ve değerlerine göre anlaşılmaya çalışıldığı görülür. Başka bir ifadeyle bireylerin diğerlerini, içinde bulundukları etnik grup veya kültürü merkeze alarak değerlendirmeleri sağlanır. 
Etnosantrizm ile grup üyelerinin üstün gördükleri niteliklerin doğrudan ve açık veya dolaylı ve net olmayan anlatımlarla ifade edilmesi ile ötekilik algısının yaratılarak toplumsal sorunların ortaya çıktığı görülür. Bu bağlamda, toplumsal sorun yaratan etnosantrik davranışlara örnek olarak; grup içi kayırma veya gruplar arası kışkırtma ve tahrik ile beslenen düşmanlık ve nefret sayılabilir. 

Günün Kavramı

Grup

Grup, belirli bir amaç için bir lider etrafında, normlar ve roller dahilinde, iletişimin karşılıklı olduğu, iki veya daha fazla birey tarafından kurulan uzun süreli oluşumlar olarak tanımlanır. Başka bir ifadeyle grup, ortak amaç için karşılıklı bağımlılık ilişkilerinin kurulduğu bireyler topluluğu olarak nitelendirilir.
Gruplar, kendilerini aynı bütünün üyeleri olarak algılayan, birlik ruhu ile sahip oldukları üyeliğin özellikleri ve değerlerini içeren sosyal anlaşmayı paylaşan, karşılıklı bağımlılık ile etkileşim içinde bulunan, küçük veya büyük (aile, komite, kurul vb.) birey topluluklarıdır.
Bireylerin gruplaşmaya; belirsizliği azaltmak, kimlik bunalımına çözüm üretmek, sosyal kimlik oluşturmak, riski paylaşarak hata yapma olasılığını azaltmak, iş tatminini yaşamak ve aidiyet duygusuna sahip olmanın yanında kabul görmek için ihtiyaç duydukları kabul edilir. 
Biçimsel (resmi), biçimsel olmayan (resmi olmayan, gayri resmi), birincil, ikincil ve referans şeklinde sınıflandırılan grupların, Tuckman, B.’nin Beş Aşamalı Grup Oluşturma Modeli’ne göre; oluşum (forming), fırtına (storming), düzene girme/kurallar (norming), iş başarımı/performans (performing) ve dağılma (adjourning) evreleri olduğu görülür. Modele göre bir aşamadan diğerine geçemeyen grup dağılma ile karşı karşıya kalır. 
Grupların, bireyleri bütünleştiren, bireylerin kendi davranışlarını düzenleyen ve bireyler arası var olan ilişkileri yapılandırmayı sağlayan oluşumlar olmaları, bir aradaki bireylerin davranış, iş bölümü ve roller ortaya çıkarmalarına sebep olur. Bu bağlamda, grupların, örgüt davranışının tanımlanmasında önemli rol üstlendikleri anlaşılır. 

Bunu Biliyor muydunuz?

Ampirizm

Deneysel, görgül anlamına gelir. Kuramsal bir temele dayanmayan, duyu ve deney ile anlatılmış olan şeklinde ifade edilir. Zihin yasalarını araştıran, duyular aracılığıyla öğrenilmiş bir dışsal dünyanın varlığını öngören, başka bir deyişle doğru bilgiye yalnızca duyularla ve deney yoluyla ulaşılabileceğini inanan bir kavramlar teorisidir.

Kelime Öner

Son Aranan Kavramlar

    Yeni Eklenen Kavramlar

    Kitap Öner